ABDİ İBRAHİM İŞE GİRİŞ ŞARTLARI - 2020, maaşları, mülakat, iş ilanları, yorumlar, işe giriş, ne iş yapar

Hot

10 Ocak 2017 Salı

ABDİ İBRAHİM İŞE GİRİŞ ŞARTLARI

ABDİ İBRAHİM İŞE GİRİŞ ŞARTLARI:


ABDİ İBRAHİM İŞE GİRİŞ ŞARTLARI: Abdi İbrahim yönetim kadrolarını güçlendiriyorUluslararası bir marka olma yolunda yenilikçi ürün ve hizmetleri, cesur ve öncü girişimleriyle dokunduğu hayatları ve dünyayı iyileştirmek için tutkuyla çalışan Abdi İbrahim, yönetim kadrolarını güçlendiriyor.
Türk ilaç sektörüne geçtiğimiz yıl yaptığı 100 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’nin en büyük biyoteknolojik ilaç üretim tesisini kurmaya hazırlanan Abdi İbrahim, ilk kez yurtdışında üretime geçtiği Kazakistan Fabrikası’nın ardından Cezayir’de de ilaç sektörünün en modern fabrika yatırımına tüm hızıyla devam ediyor.

1912 yılından bu yana dokunduğu hayatları iyileştirmek için çalışmalarına ve yatırımlarına hız kesmeden devam Abdi İbrahim, 3 bine yakın çalışanıyla Türk ilaç sektörünün en büyük oyuncusu.

Geçtiğimiz yıl 100 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’nin en büyük biyoteknolojik ilaç üretim tesisi AbdiBio’nun temelini atan Abdi İbrahim, ilk kez Türkiye dışında üretime geçtiği Kazakistan Fabrikası’nın ardından Cezayir’de de ilaç sektörünün en modern fabrika yatırımına tüm hızıyla devam ediyor. Şirket 2020 vizyonu çerçevesinde belirlediği yurtiçi ve yurt dışı büyüme hedeflerine; yönetim kadrolarında yeni işe alım ve atamaları güçlendirerek emin adımlarla ilerliyor.

Abdi İbrahim’de yeniden yapılanan birimlerin başında Pazarlama ve Satış Genel Müdürlüğü geliyor. Dermatoloji, Endokrinoloji, Biyoteknoloji ve Onkoloji Müdürlüğü Bölümleri’ni kurarak Satış Pazarlama Bölümü’ne bağlı olan bölümlerin sayısını artıran Abdi İbrahim, ilgili birimler kapsamında çok sayıda atamalar gerçekleştirdi.  Abdi İbrahim, 2011 yılında kurduğu ‘Reformed’ Şirketi’nde de bir transfer gerçekleşti.

2020 Vizyonu Kapsamında Geleceğin Ekipleri Kuruldu

Abdi İbrahim Solunum Bölüm Direktörlüğü’ne Tolga Kaya’yı transfer ederken, Reformed’in Pazarlama ve Satış Direktörlüğü’ne Şenay Erberdi getirildi. Çiğdem Şahinbaş Yılmaz Biyoteknoloji ve Onkoloji Müdürlüğüne getirilirken, Hicran Demir Dermatoloji Bölümü ve Helin Erdoğan Endokrinoloji Bölüm Müdürlüğü’ne atandı. Uluslararası Pazarlar Pazarlama Müdürü olarak görev yapan Aslı Çimen ise Stratejik Planlama Müdürü oldu. Abdi İbrahim bünyesinde Pazarlama ve Satış Etkinliği Direktörlüğü’ne bağlı Satış Eğitim Yöneticisi olarak çalışan Canan Aküzüm, Satış Eğitim Müdürü olarak atanırken, Murat Özgür Satış Etkinliği Müdürü görevine getirildi.



Tolga Kaya – Abdi İbrahim Solunum Bölüm Direktörü

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 1997 yılında mezun olan Tolga Kaya, 2000 yılında ilaç sektörüne adım attı ve yaklaşık 2 yıl süreyle Mustafa Nevzat İlaç firmasında İhracat İş Geliştirme Müdürü olarak görev yaptı. 2002-2004 yılları arasında Sanovel’de Macrol Ürün Müdürü olarak çalışan Kaya, 2004 yılında Işık Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamladı. 2004-2013 yılları arasında Astra Zeneca firmasında sırasıyla; Seroquel Ürün Müdürü, Merkezi Sinir Sistemi Grup Ürün Müdürü, Solunum, Gastrointestinal & Enfeksiyon gruplarından sorumlu Pazarlama Müdürü ve Solunum, Kardiyoloji, Merkezi Sinir Sistemi, Gastroenteroloji, Onkoloji gruplarından sorumlu Satış Müdürü olarak görev yaptı. Kaya son olarak Abbvie İlaç firmasında Romatoloji grubundan sorumlu Bölüm Müdürü olarak çalıştı. Tolga Kaya Abdi İbrahim Solunum Bölüm Direktörü olarak görevine devam ediyor.



Şenay Erberdi - Reformed Pazarlama ve Satış Direktörü

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 1998 yılında  mezun olan Erberdi, Yeditepe Üniversitesi’nde MBA Programı’nı tamamladı. İlaç sektöründeki kariyerine 2001 yılında Biosel İlaç’ta Grup Ürün Müdürü olarak adım atan Erberdi, sırasıyla; Berko İlaç’ta OTC Grubu’nda Pazarlama Müdürü, Kopaş Kozmetik’te Kıdemli Ürün Müdürü ve Ticari Pazarlama Müdürü, Ali Raif İlaç’ta Tüketici Sağlığı ve Kardiyovasküler & Diyabet İş Birim Müdürü olarak çalıştı. Son olarak Eczacıbaşı İlaç Pazarlama’da Tüketici Sağlığı İş Birimi Müdürü olarak çalışan Erberdi, bundan böyle Reformed’de Pazarlama ve Satış Direktörü olarak görev yapacak.

Çiğdem Şahinbaş Yılmaz - Abdi İbrahim Biyoteknoloji ve Onkoloji Bölüm Müdürü

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 1990 yılında mezun olan Çiğdem Şahinbaş Yılmaz, daha sonra Moreno Enstitüsü’nde Psikodrama çalışmaları yaptı.1990 yılında ilaç sektörüne Servier’de Tıbbi Tanıtım Temsilcisi olarak adım atan Yılmaz, ardından Erkim İlaç firmasına geçerek burada 24 yıla yakın görev yaptı. Erkim İlaç’ta sırasıyla; Onkoloji Tanıtım Temsilcisi, Ürün Müdürü, Kıdemli Ürün Müdürü, Onkoloji Grup Müdürü ve Farma Bölüm Müdürü olarak görev alan Yılmaz, bu şirkette son olarak Medikal ve Pazarlama Müdürlüğü yaptı. Yılmaz, 2016 Ocak ayı itibariyle Abdi İbrahim Biyoteknoloji ve Onkoloji Bölüm Müdürü olarak görev yapıyor.

Hicran Demir – Dermatoloji Bölüm Müdürü

Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 1997 yılında mezun olan Hicran Demir Med İlaç (TEVA) da 2,5 yıl ürün müdürü olarak çalıştıktan sonra 2001 yılında Abdi İbrahim’de Ürün Müdürü olarak  göreve başladı. Başta dermatoloji olmak üzere farklı terapotik alanlarda ve farklı ekiplerde sırasıyla Ürün Müdürü, Kıdemli Ürün Müdürü, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Grup Müdürü, Bölüm Müdürü ve Tanıtım Müdürü olarak çalıştı. “2004-2006 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesinde MBA yapan Demir, Abdi İbrahim’de bundan böyle Dermatoloji Bölüm Müdürü olarak görevine devam edecek.



Helin Erdoğan - Endokrinoloji Bölüm Müdürü

İstanbul Üniversitesi Eczacılık Bölümü’nden mezun olan Helin Erdoğan, kariyerine Novartis’te Ürün Müdürü olarak başladı. Ardından Bilim İlaç ve Novo Nordisk‘te Ürün Müdürlüğü görevini sürdüren Erdoğan, sırasıyla Novo Nordisk Yakındoğu ve Ortadoğu Bölge Pazarlama Müdürü, Satış Etkinliği & Pazarlama Mükemmelliği Müdürü görevlerinde bulundu. Erdoğan bu görevleri süresince, farklı yıllarda Novo Nordisk Hindistan Pazarlama Müdürlüğü ve İsrail Pazarlama Direktörlüğü ile Yönetim Ekibi Üyeliği sorumluluklarını da üstlendi. 2014 yılından itibaren Abdi İbrahim ailesi bünyesinde  Uluslararası Pazarlar Genel Müdürlüğü bünyesinde Pazarlama Müdürü olarak çalışan Erdoğan, Endokrinoloji Bölüm Müdürü olarak atandı.



Aslı Çimen – Stratejik Planlama Müdürü

Bilkent Üniversitesi İşletme ve Politika Bölümü’nden mezun olan Çimen, Kaliforniya’da MBA eğitimi ve sonrası Satış Yöneticiliği tecrübesinden sonra GlaxoWellcome‘da Management Trainee olarak göreve başladı. GlaxosmithKline’da Ürün Müdürü, Novartis Türkiye ‘de Kıdemli Ürün Müdürü olarak çalışan Çimen, Novartis’te ayrıca Bölge Satış Müdürü, İsviçre’de Global Marka Müdürü olarak çalıştıktan sonra Türkiye’de Stratejik Planlama & Pazarlama Mükemmelliyet departmanının kurulmasında rol aldı. Abdi İbrahim’de 4 yıl süren CIS, Kuzey Afrika, Ortadoğu bölgesi Pazarlama Müdürlüğü sonrası, Aslı Çimen Abdi İbrahim 2020 Strateji Projesi liderliği çerçevesinde strateji ve stratejik pazarlama süreçlerinin yönetiminden sorumlu olarak görev almaktadır.



Canan Aküzüm – Satış Eğitim Müdürü

9 Eylül Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1997 yılında mezun olan Canan Aküzüm, 1998 yılında Roche İlaç firmasında Tıbbi Tanıtım Temsilcisi olarak ilaç sektörüne adım attı. 2 yıl sonra Uzman Tıbbi Tanıtım Temsilcisi ve Takım Lideri olarak görevine devam eden Aküzüm, 2002 yılında Satış Koordinasyon Müdürü olarak atandı. 2005 yılında Bayer İlaç Firması’na Eğitim Müdürü olarak geçti. Çalışma hayatının yanında; 2004 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Endüstri İşletme Yöneticiliği ve 2006 yılında Galatasaray Üniversitesi’nde Uluslararası Hukuk ve Diplomasi-Avrupa Birliği programlarını tamamladı. 2010 yılında Ticari Pazarlama ve Satış Geliştirme Departmanı’na Kıdemli Müşteri Geliştirme Müdürü olarak atandı. 2014 yılından itibaren Abdi İbrahim bünyesinde Pazarlama ve Satış Etkinliği Direktörlüğü’ne bağlı Satış Eğitim Yöneticisi olarak çalışan Aküzüm, Satış Eğitim Müdürü olarak görevine devam ediyor.



Murat Özgür - Satış Etkinliği Müdürü

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1992 yılında mezun olan Murat Özgür, 1997 yılında ilaç sektörüne Pfizer’da adım attı. Yaklaşık 10 yıl süreyle Pfizer’de Tıbbi Tanıtım Temsilcisi, Pazarlama Proje Müdürü, Satış Etkinliği Sistem Uzmanı, Satış Etkinliği Sistem Müdürü ve Satış Bölümü Stratejik Projeler Müdürü olarak görev yapan Özgür, 2007-2008 yılları arasında Hay Group’ta İş Gelişitirme Danışmanı ve Pharmabrains Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 2008 yılında katıldığı Deva İlaç firmasında son olarak Satış ve Pazarlama Etkinliği Müdürü olarak çalışan Özgür bundan böyle Abdi İbrahim’de Satış Etkinliği Müdürü olarak görev yapacak.
Tıbbi Mümessillik mesleği hakkında bilginiz var mı? Tıbbi Mümessiller hangi şartlarda çalışır? Ya da tanıdığınız bir Tıbbi Mümessil var mı?

Eğer yukarıdaki sorulara vereceğiniz cevabınız ne olursa olsun. Yazımızı okuduğunuzda Tıbbi Mümessil mesleği konusunda fikirleriniz değişebilir.

2002 yılının Ocak ayında ilaç sektörünün bir firmada Tıbbi Mümessil olarak çalışmaya başladım. İşe başladığım gün dışarıda kar yağıyordu. Okullar tatil olmuştu. Yollarda araç yoktu ve ben karda araç sürme tecrübem olmamasına rağmen yola çıkmak zorundaydım.

O karlı havada tanımadığım bir kişiye zincir taktırdım. Sorumlu olduğum üniteye ziyarete gittim. Benden önce çalışan mümessil olan tecrübelilerde aynı koşullarda çalışıyordu. Şimdi de aynı zor koşullarda çalışıyorlar.

Hastane , Sağlık Ocağı gibi ünitelerde çalışma yasakları işte o yıllarda başladı. Kişisel becerilerimize göre ziyaret yapıyorduk. Lakin bu konuyu aşmanın yollarını ararken ilimizde tecrübeli mümessiller “Tıbbi Mümessiller Derneği” kurdu. Sahada birebir gördüğüm kişiler bu derneğin öncüleriydiler. İl Sağlık Müdürlükleri ile görüşmeler yaptılar. Birer temsilci kartı düzenlenirse ziyaretlerimize devam edebileceğimizin müjdesini verdiler.

Gerçekten fedakarlık ederek çalışıyorlardı. Bir sorunları var mı? diye aklımızın ucundan geçmiyordu. Bizden topladıkları paraların hesabını kuruşu kuruşuna veriyorlardı. Hatta yönetimde yer almamız için bizleri destekliyorlardı. Hiçbiri de dernek başkanı olmalıyım hırsında değillerdi. Sahada çalışırken mesleğimiz hakkında bilgiler veriyorlardı.

Hatta hiç unutmam bir hastaneyi ziyaret ediyorum. Hastane güvenliğiyle tartıştım. Tartışma sebebim ise bana verilen broşürü hekimin masasına bırakmak istemem. Güvenlik ise anlayış göstermedi. Kaba kuvvet ve ağır sözlerle üzerime geldi. Sinirlendim. Hastaneden ayrıldım. Yarım saat sonra ilk önce bölge müdürüm aradı. Konuyu anlattım. Sağolsun. “Sen işini yapmak istemişsin. Diyaloglarla çözülebilirdi.” dedi. Arkasından Tıbbi Mümessiller Derneği Başkanı ve Yardımcısı aradı. Konuyu onlara anlattım. “Merak etme çözeriz” dediler.

Onların şahsımı gerçekten tanımaları bir avantaj olmuştu. Çünkü sahada nasıl etik çalıştığımı biliyorlardı.

Bu tecrübeden yola çıkarak eski bölgesel tıbbi mümessil derneklerinin kurulması gerektiğini vurgulamak isterim. 2 yıldır faaliyet gösteren mümessiller derneğinin bölgesel çözümlerde yetersiz olduğu görülmektedir. Sektörden ayrılmış kişilerin Tıbbi Mümessilleri temsilen firmaları ziyaret ederek sunum yapması yanlıştır. Ayrıca 500 üye ile “15.000 kişiyi temsil ediyorum” demeleri daha yanlıştır.

Tıbbi Mümessil olmak bir tecrübe birikimidir. Birikiminizi doğru yaparsanız her zaman kazanırsınız.

Ocak ayında kardeş web sitemiz www.kulecanbazi.com aracılığıyla bir anket düzenledik. Sorumuz “Tıbbi Mümessillerin Maaşları Yaptıkları İşe Göre Yeterli Mi? ” anketimiz “Evet” ve “Hayır” şıklarından oluşuyor. Bugüne kadar 118 kişi katıldı. Anket halen devam ediyor. Ankette %25 Evet , % 75 Hayır şıkkı işaretlenmiş. Belki bu mesleği icra etmeyen dışarıdan kişiler “Evet” şıkkını işaretlemiş olabilir.

Sorumuzun şöyle değerlendirmek gerekir.

Tüm tıbbi mümessillerin maaşları eşit değil ,
Tüm mümessiller eşit çalışma koşullarında çalışmıyorlar.
Aylık 2000 km ile 5000 km arasında yol yapan mümessiller var.
Tıbbi Mümessilleri kesinlikle üzerindeki araba, kıyafet veya telefona göre değerlendirmeyin. Gerçek bir mümessil mesleği hakkında dürüst bilgiler verendir.

“Tıbbi Mümessillerin Maaşları Yaptıkları İşe Göre Yeterli Mi?” sorusuna şimdi yanıtınız ne olurdu. Evet mi ? Hayır mı?

Saygılarımla
Abdi İbrahim İlaç çalışanlarına beraat
Sanık sayısının çokluğu itibari ile, Türkiye’de bugüne kadar görülen en büyük ‘dolandırıcılık’ davasında karar çıktı. 331’i Abdi İbrahim İlaç çalışanı toplam 338 kişi hakkında ağır ceza mahkemesinde açılan davada beraat kararı çıktı. Mahkeme, ilaç mümessillerinin, hayali ilaç satarak şirketi dolandırdıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığına hükmetti. Davanın 1,2 milyon lirayı aşan avukatlık masrafını ise Hazine’nin ödemesine kararı verildi.
Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinin de ön sıralarında yer alan Abdi İbrahim İlaç A.Ş, Kasım 2013 yılında 350 kadar, ilaç mümessili veAbdi İbrahim İlaç çalışanlarına beraat
bölge müdürünü işten çıkardı. Şirket, anılan çalışanları ile tazminat ödemeden yollarını ayırdı. Gerekçe ise, haksız prim alındığı iddiasıydı. Şirketin iddiasına göre, ilaç mümessilleri, ecza depoları ile anlaşarak, satışı yapılmayan ilaçları satılmış göstererek haksız prim aldı.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK DAVASI
İşten çıkarılan Abdi İbrahim çalışanları, birer birer, iş mahkemelerinde işe iade davaları açmaya başladı. İş davalarına giren bilirkişi raporları işçilerin lehine çıkarken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kritik bir soruşturmayı tamamladı. Savcı Mustafa Küçükoğlu, 7’si ecza deposu sahibi ve yetkilisi, 331’i Abdi İbrahim çalışanı toplam 338 kişi hakkında dava açtı. İddianamede, şüpheliler nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmakla suçlandı.

ŞİRKETİ ZARARA UĞRATTILAR
Dava İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Sanık sayısının çok olması nedeni ile duruşmalar, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde bulunan en büyük salonda yapıldı. Davada, müşteki olarak yer alan Abdi İbrahim İlaç’ın avukatları, sanıkların gerekli cezayı almalarını isterken, sanık avukatlar ise, müvekkillerinin şirketi zarara uğratmadığını belirtti.
PRİM ALMAYAN DA ÇIKARILDI
Avukatlar, o dönem küçülmeye giden şirketin, tazminatları ödememek için ‘haksız prim alındı’ iddiasını gündeme getirdiğini öne sürdü. Yapılan savunmalarda, işten çıkarılan kişiler arasında, hiç prim almayan kişilerin de olduğu belirtildi. Sanık avukatları, dosyada birçok tutarsız delilin olduğunu öne sürdü. Örneğin, sanıklardan F.L.’nin doğum izninde olduğu dönemde, haksız prim aldığının öne sürüldüğü kaydedildi.

ŞİRKETİN DENETİM İMKÂNI VAR
Duruşma savcısı Aydın Boztaş, geçtiğimiz Nisan ayında görülen duruşmada verdiği mütalaada, tüm sanıklar için beraat talep etti. Savcı Boztaş mütalaasında özetle “Davalı şirketin her türlü denetim ve kontrol olanağı var. Şirket, ilaç depolarına satılan ilaçlar ile kendisine bildirilen ilaçları analiz edip karşılaştırabilirdi. Sanıklar, şirketin denetim imkanını ortadan kaldıramaz. Yine, sanıkların şirketi kandırmaları da mümkün değil” dedi.

HAZİNE 1.2 MİLYON TL ZARARDA
Mahkeme, geçtiğimiz günlerde yapılan 13’üncü duruşmada kararını verdi. Anılan duruşmada tüm sanıklar için beraat kararı çıktı. Mahkeme, her bir sanık için 3 bin 600 TL’lik vekâlet ücretinin Hazine’den alınarak sanıklara verilmesini kararlaştırdı. Böylece, 2 yıl süren davada sanıklar beraat ederken Hazine 1.2 milyon TL ödemek durumunda kaldı. Davanın tarafın Abdi İbrahim İlaç’ın kararı temyiz etme hakkı bulunuyor.

İŞE İADE DAVALARINI YARGITAY BOZDU
Ceza davası Abdi İbrahim çalışanlarının lehine çıkarken, iş davalarını ise işçiler Yargıtay aşamasında kaybetti. İş mahkemeleri işçilerin işe iade davasını kabul ederken, şirketin temyize taşıdığı kararları Yargıtay bozdu. Yargıtay’ın bozma gerekçesini, devam eden ceza davası oluşturdu. Abdi İbrahim ile yolları ayrılan işçilerin, ceza davasında beraat kararı aldıktan sonra tazminat davaları açmaları gündemde.
‘SEKTÖRDE düşük kaliteli ilaç üretiliyor’ diyerek gündem yaratan Abdi İbrahim firması şimdi de hayali ilaç satışı şoku yaşıyor.
Şirket hayali depolara ilaç satışı yapmış gibi gösterip şirketten aylardır prim aldığı iddiasıyla 300 kişinin işine son verdi. Çalışanlar ise ‘Tazminatımızı vermemek için böyle bir iddia icat ettiler’ diyor


GEÇTİĞİMİZ günlerde ‘düşük kaliteli ilaç üretimi’ konusu ile gündeme gelen Abdi İbrahim, şimdi de işten çıkarılan 300’e yakın ilaç mümessili ile gündemde. Tazminatları ödenmeden iş kanununun 25. maddesi kapsamında çalışanların sözleşmeleri ‘hayali ilaç satışı’ yaptıkları gerekçesiyle feshedildi. İşten çıkarılan 300 çalışanın neredeyse tamamını ilaç mümesilleri oluştururken, bazı bölge müdürlerinin de ‘iş takiplerini yerine getirmedikleri’ gerekçesiyle işlerine son verildi.
Konu ile ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Abdi İbrahim’in Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, yaklaşık 300 ilaç mümessilinin hayali satış yaparak, şirketten haksız prim kazandığını iddia etti. İşten çıkarılanlar için Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirten Barut, “Bu işi yapanlar ağır cezada yargılanacak. Sonuçta kurdukları sistemle organize bir suç işlediler” dedi.

HAYALİ SİPARİŞ

Hayali ilaç depolarından, hayali ilaç siparişi verilerek ilaç mümessillerinin Abdi İbrahim’den haksız prim elde ettiğini ifade eden bir sektör yetkilisi şu bilgileri verdi:
“Kurulan sistemde genelde prim usulü çalışan ilaç mümessilleri, daha fazla kazanabilmek için hayali bir depo oluşturmuş. Bu depoya sözde ezcanelerden sahte siparişler yapılmış. Hayali depo tarafından kesilen sahte faturalar, dünyadaki ilaç satış rakamlarını takip eden IMS firmasına gönderilmiş. IMS firması da gelen sahte faturaları, ilacı üreten firmaya raporlamış. İlaç firması da bu rakamları baz alarak ilaç mümessillerine prim ödemesi yapmış. Bu sistemi uygulayanlar hayali depoları ‘merdivenaltı depo’ olarak adlandırıyor. Böylece ilaç firmasından haksız kazanç elde ediyorlar.”
Kurulan sistemin kısa sürede anlaşılmasının mümkün olmadığını dile getiren yetkili, “Piyasada çok ilaç var. Hatta her ilacın değişik özelliklikte pek çok versiyonu bulunuyor. Şirketlerin bu kadar çok veriyi takip etmesi, sahte işlemleri algılayabilmesi uzun sürebiliyor” diye konuştu.

TAZMİNAT VERMEMEK İÇİN

İşten çıkarılanlar arasında bulunan ve şirkette yaklaşık 3-4 yıldır çalıştığını söyleyen bir ilaç mümessili ise tazminat vermemek için bu sistemin ortaya atıldığını ifade etti. 1500 çalışanı bulunan firmada neredeyse bütün ilaç mümessillerinin işten çıkarıldığını belirten eski çalışan, “Yaklaşık 2 ay önce bazı ilaç mümessillerini doktor ziyaretlerini az yaptıkları gerekçesiyle tazminatsız olarak işten çıkardılar. Şimdi de hayali satışları gerekçe göstererek mümesillerin işlerine son veriyorlar. Bölge müdürlerini de satışları denetlemedikleri için işten çıkardılar. Ancak yapılan satışları bölge müdürleri göremiyor. Rakamları bir tek IMS ve üst düzey şirket yetkilileri görüyor. Madem hayali satış var depolarından çıkmayan ilaçların primini neden ödüyorlar” ifadelerini kullandı.

BİRÇOK FİRMADA İŞTEN ÇIKARMALAR OLACAK

Konuyu Sağlık Bakanlığı’na da bildirdiklerini söyleyen Nezih Barut, “Bundan sonra bu konu ile ilgili işten çıkarma olmayacak. Ancak sıra diğer şirketlerde bir çok ilaç firmasında bu konudan dolayı işten çıkarmalar başlayacak” dedi. Abdi İbrahim CEO’su Süha Taşpolatoğlu da, “Sistemi biz de tam çözemedik. Araştırma yaparken rakamların tutarsız olduğunu gördük. Yaptığımız araştırma sonucunda bu sistem karşımıza çıktı. Çalışmaları başlattık. İşin içinde olanların da işlerine son verdik” dedi.

İŞÇİLER EYLEM HAZIRLIĞI İÇİNDE

İŞTEN çıkarılan bir başka çalışan ise şunları aktardı: “Şirket içinde neredeyse bir mahkeme kurdular. Resmen sorgulandık. Bizi hırsızlıkla suçladılar. Hakkımızı aramak için biz de hukuki yollara başvurduk. İşten çıkarılanlar olarak eylem yapmaya hazırlanıyoruz. Gerekirse şirketin önünde yatacağız ve eylemi sürdüreceğiz.” Kendilerine konu ile ilgili pek fazla açıklama yapılmadığını ifade eden eski çalışan, “Şirket yetkilileri işten çıkarılanlara hayali depolar ve faturalar bulduğunu söyledi. 300 çalışanın da bu işin içinde olması mümkün değil. Ancak herkesi aynı suçlama ile işten çıkardılar” dedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme